Amalgam Dolgu (Siyah Dolgu) Nedir?

Amalgam dolgu siyah veya gümüş renkli dolgular olarak bilinir. Gümüş, bakır, çinko cıvanın ve değişik çeşitli metallerle birleşmesinden oluşur. Bunun amacı ise değişik metallerin birbirine tutulması ve sağlamlığı arttırmaktır. Cıvanın akışkanlığını diğer metallerle kırıp kıvamlı ve donan bir yapı elde etmek istemişlerdir. Cıvanın zararlı bir madde olduğu ve insan vücudunda biriktiği için Amalgam dolgunun çok tavsiye edildiği söylenemez. Cıvanın zararlı bir bileşen olduğu düşünüldüğünde vücudumuzda hasarlara yol açacağı göz önüne alınmalıdır. Hamile ve emziren annelerin daha dikkatli olması gerekmektedir. Gelişen günümüz şartlarında zaten amalgam dolgu yerini daha sağlıklı ve estetik dolgulara bırakmıştır. Bunlara kompozit dolgu, porselen dolgu ve altın dolgu çeşitlerini örnek verebiliriz. Zaten günümüzde estetik açıdan bakıldığında da siyah renkli olan amalgam dolgunun gülüş esnasında çok hoş karşılandığı da söylenemez. Bunun yani sıra siyah renk kendi dişimizin rengini de değiştirmektedir. Amalgam dolgu uygun fiyatlı olması ve daha kolay uygulanabilmesi nedeniyle daha çok tercih edilmektedir. Kullanımı ve bakımı daha kolaydır, dayanaklılığı ve sağlamlı da tercih edilme nedenleri arasındadır. Diğer dolgu çeşitlerine göre amalgam dolgu çiğneme kuvvetine daha dayanıklıdır.

 

amalgam-dolgu-siyah-dolgu-nedir

 

Amalgam Dolgu Sökümü Fiyatları

   Amalgam dolgu sökümü sırasında gerekli önlemler alınması sağlık personeli ve kişinin kendi sağlığı açısından önemlidir. Çünkü amalgam sökümü sırasında cıva buharı açığı ortaya çıktığı söylenmektedir. Bu söküm sırasında belirli protokoller uygulanmaktadır. Kalan parçaların yutulması ve solunması önlenmelidir. Bu nedenle çoğu yerde hamile ve emziren annelere amalgam dolgu sökümü önerilmez. Sökme işleminden sonra dişin temizlenmesi kalan parçaların temizliği de önemlidir. Tek seferde 2 adetten fazla doldu çıkarılması önerilmemektedir. İşlemin fiyatları ise sökülecek dolgunun boyutuna, dişteki derinliğine ve dişin söküm den sonra gerekli olan tedavisine göre değişim göstermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir